Tesettür

<i>"Eğer gerçekten tesettür Kuran açısından farz ise, neden diğer bir çok hükümde olduğu gibi bu konuda da bunu yapmayanlara cezai müeyyide zikredilmemiştir? Mesela cehennem vaadi verilmemiştir.
Burada iki mesele var :
a) Kuran açısından tesettür farz mı değil mi.
b) Farz ise neden, Kuranda cezası belirtilmemiştir?"</i>

***

Settâr olan Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’inde örtünmeyi yani tesettürü emretmiş, farz kılmış; teberrücü yani kendi isteğiyle açılıp saçılmayı, başkalarına gösterilmemesi gereken yerlerini göstermeyi de kullarına haram kılmıştır.

Cenab-ı Hakk Ahzâb Sûresi’nin 33. ayet-i celilesinde Sevgili Peygamberimizin zevcelerine hitab ediyor:

وَ قَََرْنَ فى بُيُوتِكُنَّ وَ لاَتَبَرّجنَ تَبَرُجَ الجاَهِلِيةِ الاُءلىَ

Ey Rasülümün zevceleri! Siz evlerinizde oturunuz, ilk cahiliye devrindeki gibi açılıp saçılmayınız!

Cahiliye devrinde devrin adından da anlaşılacağı üzere insanlar cahil idiler. Örtünmekten bîhaber idiler.

Yine Ahzâb Sûresi 59. ayet-i celilesinde;

يا ايُهاالنبىّ قُلْ لاَزواجِكَ وبَنَاتِكَ وَنساَءِالمُؤمِنينَ يُدنينَ علَيهِنَّ مِنْ جلابيبهنَّ ذالِكَ ادنَى اَنْ يُعرَفنَ فَلا يؤْذَيْنَ وَكَانَ اللَّهُ غَفوُراً رَحِِيماً

Ey Peygamber! Zevcelerine söyle, kızlarına da söyle; kıyamete kadar gelecek tüm mü’minlerin hanımlarına da söyle; cilbablarını (başörtülerini) -göğüslerini de kapatacak şekilde- örtsünler. Bu (tesettür) onların tanınmalarına (iffetli olduklarının bilinmesine, adi kadınlardan olmadıklarının anlaşılmalarına) ve eza olmamalarına daha münasiptir. Allah (c.c.) Gafur ve Rahim’dir.

Bu ayet-i Celilelerde ve yine Nur sûresinde tesettür emrediliyor. Tesettürün farz olduğu açıkça bildiriliyor. Farzı terk etmenin haram olduğunu, farzı yerine getirmeyenin günahkâr olacağını biliyoruz. Fakat farzı inkâr eden kâfir olur. Ayet-i celilede tesettürün farz olduğu açıkça bildirilmişken “Kur’an açısından tesettür farz değildir” gibi sözler sarf etmek ayet-i kerimeyi inkardır. Kur’an-ı Kerim’den tek bir ayet-i kerimeyi inkar etmek tümünü inkar etmek demektir.

En’am Süresi 120. ayet-i celilede;      

Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Çünkü günah işleyenler,yaptıklarının cezasını mutlaka çekeceklerdir. 

***

Evvela şunu tekrar belirtmeliyiz ki, tesettür emri Kur'an-ı Kerim'de açıkça bildirilmiştir. Bu emri terk etmek haram olduğundan haram işlemenin cezası da bildirilmiştir.

Tesettür kadın ve erkek her Müslümana farz-ı ayındır. Terki haramdır, inkarı küfre götürür. Kur'an-ı Kerim'de her ibadet için yapılmadığında "cezası şudur" şeklinde hüküm bildirilmemiştir, gerekli meseleleri Kur'an'ı Kerim'i en iyi anlayan ve en güzel tefsir eden Rasülullah (s.a.v.) izah etmişlerdir. Tesettürün farz olduğu açıkça bildirilmiş, cezası "başını örtmeyenin cezası şudur" şeklinde belirtilmedi de "Tesettür farzdır, terki haramdır; haramın da cezası şudur" şeklinde belirtildiği için (haşa) "tesettür Kur'an açısından farz değil" mi diyeceğiz?

***

Tüm bunlarla beraber "farz" kavramı Cenab-ı Hakk'ın kullarına kat'i delil ile sabit kıldığı emirlerdir. Yani yalnızca Kur'an'da cezası bildirilenler, değildir. Hac ibadetini yapmayanın da cezası bildirilmemiştir, diğer bazı farz ibadetler de öyle... Soru içerisinde iki meseleden söz edilmiş, birincisi tesettürün Kur'an açısından farz olup olmadığı, bir diğeri tesettürün cezasının neden bildirilmediği. Birinci şıkkın sorunun geneli ile hiçbir ilgisi yok. Birinci şık sorulmak istenerek ikinci şıkkın arkasına saklanılmış. Netice itibariyle tesettürün farzıyyeti açıkça bildirilmiş olup terkedilmesinin, yani haramın cezası da bildirilmiştir. Gerek açıkça gerek de hadis-i şeriflerle...

                                                            <b><i>Faruk Ö. Aktaş</i></b>

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !